Babakale
Babakale Tarihi
Babakale Kalesi
Babakale Camisi
Babakale Hamamı
Babakale Çeşmesi
Babakale Limanı
Babakale Feneri
Babakale Sertifkası
Babakale Bıçakları
Babakale Mutfağı
Babakale'ye Nasıl Gidilir
Latif Baba Türbesi
Asya'nın Bittiği Yer
Babakale Resimleri
Babakale Videoları
Oteller & Restaurantlar
Ziyaretçi Defteri




















































Telif Hakları © 2010.
Oğuz Savaş Uysal
Yasal Uyarı
Burda bir köy var uzakta gelmeseniz de gitmeseniz de biz her geleni misafir kabul edip gittiği yere onunla selamlar sevgiler yolluyoruz Babakale’den.

Babakale’de yüzünüzü denize döndüğünüzde biliyorsunuz ki arkanızda uçsuz bucaksız bir Asya kıtası uzanıyor. Ve siz bu kıtanın bittiği yerde Ege Denizine Merhaba diyorsunuz. Denize doğru kollarınızı açıp gözlerinizi yumduğunuzda dayanılmaz bir hafiflik hissediyorsunuz. Biliyorsunuz ki bir adım gerisi uçsuz bucaksız Asya bir adım ilerisi denizler güzeli Ege.

Burada güneş bile sevinçle doğup hüzünle batıyor. Adeta batmak istemiyor. Güneş ufka yaklaştığında batmak istemezcesine yavaşlayıp batmanın verdiği hüzünle yeri göğü bir kızartıp bir morartıyor.
Babakale köyü ülkemizin en batısında Bababurnu’nun uç kısmında yer alıyor. Sadece ülkemizin değil aynı zamanda Asya kıtasının da en uç noktası. Babakale’den sonra toprak bitiyor denizler güzeli Ege Denizi başlıyor. Aynı zamanda Ege denizi ile Marmara denizinin ayrım noktasında bulunuyor. Babakale’den aşağısı Ege denizi yukarı tarafı ise Marmara denizi.

Babakale’nin bir diğer adı da “Akvaryum” Balıkların yumurta bırakmak için Akdeniz’den Karadeniz’e geçiş noktasında bulunması nedeniyle her çeşit balığı rahatlıkla bulabiliyorsunuz. Yakın çevredeki yerlerden gelenler mevsimine göre balığın en iyisini seçip de dönebiliyorlar. İsterseniz balığınızı Babakale’de ki restaurantlarda başka hiçbir yerde göremeyeceğiniz gün batımı eşliğinde de yiyebilirsiniz. Siz ne sipariş verirseniz verin ilk önce masaya küçük bir tabakta Ezine peyniri ile kaz dağı kekiği atılmış Babakale zeytinyağı geliyor.

Babakale’ye geldiniz mi kalamar dolma, kalamar tava ve karides tatlısının tadına bakmadan dönmeyin. Babakale’yi bilenler bilir geri döndüğünüzde sorarlar size “yedin mi Babakale’de kalamar dolma” cevabınız “hayırsa” küçük bir tebessüm oluşur yüzlerde. Eskiler birde güzel söz söylerler “gayri senin de bir dişin eksikmiş”

Balıkçılık burada doğuştan kaderdir. Köyün nerdeyse tamamı balıkçı doğup balıkçı ölüyor. İki katlı evlerin bodrumları genellikle balık ağlarına ayrılmış. Balık burada bolluğun bereketin hayatın ta kendisi. Sabah erkenden pat patlarla ayrılan balıkçılar öğleden sonra dalga kıranlar için atılmış kayalara yanaştıklarında tuttukları balıkları diğer bölgelere göndermek üzere arabalara teslim ediyorlar.

Bütün Ege’de olduğu gibi zeytin ve zeytinyağı burada da ekonomik yaşamda önemli bir yer tutuyor. Ne kadar önemli olsa da değişmeyecek bir gerçek var ki Babakale köyü bir balıkçı köyüdür.

Bir zamanlar ekonomik yönden oldukça canlı olan Babakale’de Çanakkale’nin ilk deri ayakkabısı üretiliyormuş. Deri tabaklama atölyeleri varmış. Üretilen ayakkabılar nam salmış çevrede. Hazır ayakkabı sektörü gelişince ayakkabıcılık kendiliğinden yok olup gitmiş. Gümüşçülükte popülermiş iple ölçü alıp tamamen el yapımı yüzükler bilezikler yapıyorlarmış.

Köyde bir zamanlar 18 bıçakçı dükkânı bulunuyormuş. Osmanlı Devleti kılıç ihtiyacını karşılanmak için ilk kılıç ustalarını kalenin yapıldığı yıllarda Kazakistan’dan getirmiş. Ağzı çelikten sırtı demirden yapılan özel kılıçlar üretiliyormuş. Günümüzde sadece iki tane bıçakçı dükkânı var. Bıçakçı Doğan ustanın dükkânına mutlaka uğrayın. Çeliğe su verişini tezgâhta el emeği göz nuru bıçak yapışını seyredin.
Burada evlerin kapıları kesinlikle kilitlenmez. En fazla ip bağlanır oda kimse girmesin diye değil eş dost geldiğinde ne zaman geleceğini bildirmek içindir. Hangi kapıya baksanız renkli renkli ipler görürsünüz. İpe düğüm atılmamışsa ve aşağı doğru bırakılmışsa “evdeyim” ipe gelişi güzel gevşek bir düğüm atılmışsa “uzakta değilim birazdan geleceğim” ipe sıkıca bir düğüm veya birkaç düğüm arka arkaya atılmışsa “yakında değilim ve yakın zamanda eve dönemeyeceğim beklemeyin” anlamına gelir. Teknoloji ne kadar ilerlerse ilerlesin Anadolu insanının doğallığına burada hiç etki edememiş adeta.

Babakale’de her yer size çok yakındır. Dolmuştan indiğinizde veya arabanızı park ettiğinizde tam karşınızda çınarın altında ve yanında iki kahve yer alır. Sağ tarafınızda Babakale kalesi, sol tarafınızda cami, okul, muhtarlık. Yönünüzü hafiften kuzeybatıya döndünüz mü Peksimet Yemez Latif Baba türbesini görürsünüz. Restaurantlar, bıçakcı Doğan meydandan hemen on beşmetre ilerde, hamam iki kahvenin arasındaki yoldangirince elli metre ilerde

Liman otuz metre ilerde. Kısacası burada her yer meydanın çevresinde toplanmış vaziyette. Rehbere ihtiyaç duymazsınız her yer elinizi uzattığınızda tutacağınız kadar yakındır size.
Babakale Ayvacık’ın Gülpınar beldesine bağlı köyümüzün toplam nüfusu 471 kişi bunun 228’i erkek 243’ü bayan. Köyün meydanında şirin bir okulumuzda bulunuyor.