Babakale
Babakale Tarihi
Babakale Kalesi
Babakale Camisi
Babakale Hamamı
Babakale Çeşmesi
Babakale Limanı
Babakale Feneri
Babakale Sertifkası
Babakale Bıçakları
Babakale Mutfağı
Babakale'ye Nasıl Gidilir
Latif Baba Türbesi
Asya'nın Bittiği Yer
Babakale Resimleri
Babakale Videoları
Oteller & Restaurantlar
Ziyaretçi Defteri



















Telif Hakları © 2010.
Oğuz Savaş Uysal
Yasal Uyarı

Bababurnu’nun antik çağlardaki adı Lekton/Lektos olarak geçiyor. Her iki isimde sık sık kullanılmış. Homeros İlyada’sında Bababurnu’ndan “Lektos burnundan fırladılar denizden vardılar canavarlar anası çok pınarlı İda’ya” diye bahseder.

Homerosun anlattığı hikâyeye göre; düzenlenen bir güzellik yarışması nedeniyle çıkan Truva savaşı sırasında Truvalılar’ın Akhalar’a üstünlük sağlamasını kabullenemeyen Baş tanrı Zeus’un karısı tanrıça Hera’nın yarışmada birinciliği kaptırdığı Afrodit’e karşı büyük bir kini vardır.

Tanrıların tanrısı Zeus bu savaşı tasvip etmeyip tarafsız davranırken diğer tanrı ve tanrıçalara da bu savaşta tarafsız kalmalarını söylemiştir. Tanrıça Hera savaşı kaybetmekte olan Akhalar’ı desteklemesine karşın Zeus’tan çok korkmaktadır. Kendince bir plan yapar süslenip kokular sürecek Zeus’u kandırıp uykuya dalmasını sağlayacak Zeus uykudayken savaşı Akhalar’ın lehine çevirecektir. Süslenip kokular süren Tanrıça Hera Güzellik tanrıçası Afrodit’e giderek onu cilveli gösteren tılsımlı sutyenini ödünç ister. Afroditten aldığı tılsımlı emanetle daha bir 
alımlı olan Hera dağları okyanusları aşarak uyku tanrısı Hypnos’u bulur. Zeus’un hiddetinden çekinen Hypnos başta planı kabul etmek istemez: Tanrıça Hera ona güzeller güzeli Kharit tanrıçası Pasithea’yı vereceğini söylerek ikna eder. İkisi birlikte denizler aşarak Lektos burnundan fırlayıp, tanrı Zeus’u uyutmak için İda dağına çıkarlar

İşte bu mitolojilere efsanelere konu olmuş İda dağının batıdaki en ucu uyku tanrısı ile tanrıça Hera’ nın denizden fırladıkları yer Bababurnu’dur. Babakale bu burnun ucunda yer alır.

Babakale’nin tarihi ne ilişkin tüm kayıtlar 1723 yılını gösterir. Bir deniz seferinden dönerken fırtınaya yakalanan III. Ahmet köyün doğal koyuna sığınır. Bunu fırsat bilen yöre halkı padişaha yaşadıkları sıkıntıları anlatarak korsanlardan çok çektiklerini buna bir çare bulmasını isterler. Halkı dinleyen padişah III. Ahmet Veziri Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’ ya talimat verir.Vezir Damat İbrahim Paşa da Kaptan-ı Derya Mustafa Paşa’yı görevlendirir. Hemen bir ferman çıkarılarak,ülkenin dört bir yanındaki hapis olan
mahkûmların burada yapılacak kalenin inşaatından sonra çalışmalarının karşılığında serbest kalacakları buyrulur.

Osmanlının son kalesi inşa edilirken beş km künk döşenerek çeşme, cami ve evler inşa edilmiştir. Kalenin inşaatı bitince tüm mahkûmlar özgürlüklerine kavuşurken Babakale’de de yerleşik hayat başlamış olur.